İnanmak Başarmanın Yarısıdır – Merve Öztürk



         “İnanmak başarmanın yarısıdır”. Bırakın başarmayı inancım bile yoktu. Demek ki ben istemişim böyle olmasını. Demek ki bütün bu olanların sorumlusu benmişim. Şikayet ettiğim bütün sorunların kaynağı bana dayanıyormuş meğer. Ben diyormuşum insanlara beni dışlayın diye. Böyle olmasını istemezken böyle olmasını istiyormuşum. Dünyadaki cehennem ateşime odun taşıyan yine benmişim. Neden böyle oluyor diye boşuna düşünmüşüm hep. Demek ki mazoşistmişim ben. Kendime zarar vermeyi seviyormuşum. Bunu yaparken farkına bile varmıyormuşum. Ne yaman bir çelişki. Yalnız olmayı istemezken kendimi insanlardan uzaklaştıran yine benmişim. Peki hangisi gerçek ben? Yalnız olmak isteyen mi, yalnız olmak istemeyen mi? Cevap bulamadığım zamanlarda yalnız olmak benim kaderimde var diyerek fatalist bir düşünceyle kendimi bu çelişkiden kurtarırdım. Peki ya şimdi? Nasıl bir kısır döngüyse bu içinden çıkamıyorum. Zincirleri kırıp oyunu bozamıyorum.

         Mutluluğu küçükken oynadığım oyuncaklarla beraber bıraktım ben modası geçmiş dantel örgülerle beraber kaldırdım tozlu sandıklara. Tek tanrılı bir dine inandım. Bir de onun kullarına. Yedim, içtim, büyüdüm. İnsanlar geldi, insanlar geçti. Biraz kilo aldım, biraz boyum uzadı. Uyudum, uyandım. Hiç rüya görmedim. Seneler bile birbirini kovaladı. Ben izledim. Hiçbir şey değişmedi.  Kitaplarım arkadaş, yalnızlığım kutsal oldu. Bu da gelir, bu da geçer dedim. Buda heykellerini araştırdım. Uzun zaman sonra ilk defa rüya gördüm. Kan ter içinde uyandım gecenin bir yarısı. Beynimin uyanışının ilk sinyalleriydi bunlar. Ne gördüğümü hatırlamıyorum. Önemi de yok. Ama rüya görmüştüm. Unutulmaya yüz tutmuş eski sevgiliyle tekrar karşılaşmak gibiydi.
         Dayanamadım psikoloğa gittim. Belki manik belki depresif belkide şizofreni. Ne diyeceği umurumda değildi. Sadece gitmiş olmak için gittim. Kapıdan girer girmez psikologların dinleme uzmanı olduğunu hatırladım. Belki istesem bende psikolog olabilirdim. İyi bir dinleyiciydim. Dünyadaki bütün insanları sıkılmadan dinleyebilirdim. Hatta masaları da dinlerdim. Boş zamanlarımda duvarları dinlerdim. Koltukta oturup boş duvara uzun uzun bakmışlığım da vardır. Önceden antremanlıyım yani. Ama bir psikolog kafasına girebilir miydim bilmiyorum. Yine de dünyanın en iyi dinleyicisi ben olabilirdim. Psikolojisi bozuk insanlarla uğraşmaktan kendi psikolojisi de bozulan bir psikologla karşı karşıyayım. Kendimi bir düellodaymış gibi hissettim. Bakalım hangimiz daha deli. İçimden deli değilim doktor, sadece yaşayan bir ölüyüm dedim. Yalan değildi. Birileri beni gömmeyi unuttuğu için mecburen yaşıyordum.

                                                                                                Merve Öztürk



Konuk
Latest posts by Konuk (see all)
Sosyal Medyada Paylaş
Konuk

Konuk

Merdiven Altı İnsan Kaynakları Müdürlüğü Konuk Yazar Bürosu

View all posts by Konuk →

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: