Kitap Dünyası – Gülden Çokkalender



Kitaplar üzerine çok söz söylenir ama yetmez.
Kitaplar bizim hayatımız, zenginliğimiz ve her şeyimizdir.
Korkular, yalnızlıklar, acılar, saçmalıklar, tükenişler, aşklar, ihanetler, hayatlar, ölümler hepsi birer kitaptır çünkü.
Kitaptan kaçış yok…
Kitap okumak kişinin kalıplardan kurtulup kendini geliştirmesi yönünde atacağı ilk adımdır.

Bir ‘varoluş’ serüvenidir kitaplar…

Okuduğumuz her kitapta düşlerle beslenir, doğanın, içinde bulunduğumuz bu hayatın seslerini duymaya çalışırız. Şuurumuzun genişlediğini fark ettikçe, metnin derinliğine dalarız.

Kitap okumanın zevkini tadarken, dünyayı dışarıdan değil, içeriden, o dünyada yaşayan insanların, kahramanların gözünden görmeye başlarız.
Genel manzarayı her seyredişimizde, karşılaştığımız şeylerin hangi anlamları ve hangi temel düşünceleri olduğunu ve neleri ima ettiğini anlamaya çalışırız.
Kitap sevdası bir başkadır; kişinin kendi ruhunda yanan ateşidir, özlemleridir, sonsuzluğudur. Herkesin söylemek isteyip de söyleyemediklerinin göründüğü bir sır kapısıdır kitaplar. Tanıma ve tanımlama ile anlam kazanan hayatı yitirdiğimizde kitaplar girer devreye.
Her yeni kitap yeni bir şeyi öğretir insana, yeni kapılar, yeni yollar, yeni umutlar, yeni savruluşlar, yeni sancılar görürüz her bir yeni kitapta…
Yakup Kadri’nin “Yaban” isimli kitabında saf bir yazarın dünyasını izlerken, hayatının çoğunu Manisa’da geçirmiş Yusuf Atılgan’ı “Anayurt Oteli”nde son derece düşünceli bulurken kendimizi görürüz her bir kitapta.
Sabahattin Ali’nin “Kürk Mantolu Madonna”sında çıkarken insanların görünmeyen yüzü, Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar”ında acele ederiz. Geleceği elinden alınan bir adamın geçmişi de elinden alınacak diye korkarız…
Stendhal’in “Kırmızı ve Siyah” isimli kitabında bir manzara resmine gireriz adeta…
Kafka’nın “Dönüşüm”ünde oluruz odaların, ev içlerinin kapalı ve boğucu ortamlarında…
Gerçek şu ki kitaplar ruhun en tesirli araçlarıdır.
Ruhumuza dolanan o sözcükler ruhumuzun en tatlı besin kaynağıdır.
Bu nedenle hikmetin gözü ile yaklaşmalı ve dokunmalıyız her bir kitaba.
İnsan okuduğu kitaba benzer mi bilemem ama okudukça anladım ki, çoğalan soru işaretleriyle doluyor insan. Yalanlarını arındırırken, yeni yalanlar üretmeden yola çıkmanın hazzına varıyor.
Hangi kitaplar cevap verir soru işaretlerimize?
Hangi medeniyetin kütüphaneleri doldurur aç ve susuz kalbimizi?
Bunu başucu kitaplarımıza soracağız belki de…
  
Çünkü bileceğiz ki kitapsız bir yaşam, Şeytan’ın tarifsiz düşüne salık vermekten başka bir şey değilmiş…
Kitap okuyarak yaşamımıza kattığımız zenginlik bizim kitaplardan ne çıkardığımız değil, sonunda yaşamımızı bile değiştirecek biçimde bizi ortaya çıkarmasıdır.
Bu nedenle kitapların içimizde var olanı görmemize yardım etmesi, kitapların bize “aydınlanma budur” diyecek kadar cesaret vermesinden ileri gelir.
Eğer toplumumuzda etik değerlerin iyileşmesini istiyorsak, o halde siz de hoş geldiniz,  Kitap Dünyası’na



                                                                                      Gülden Çokkalender
                                                                           

Konuk
Latest posts by Konuk (see all)
Sosyal Medyada Paylaş
Konuk

Konuk

Merdiven Altı İnsan Kaynakları Müdürlüğü Konuk Yazar Bürosu

View all posts by Konuk →

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: