Bir ağaca karşı yürüyordum yalınayak,
Toprağın yumuşaklığı yaralıyordu derimi,
İşliyordu acısı içine her adımda damarlanarak.
Kusuyordu ayaklarımın üstüne yeryüzü,
Durdurabilirdim kendimi, vademi doldurarak,
Rüzgâra sırtımı yaslayıp,
Bir nehire yürüyebilirdim kendimden arınarak.
Yürümedim desdeste hayallerime,
Katmerledim acıya bel bağlayarak,
Zamanı es geçtim, mekânı es geçtim,
En sonunda kendimi bıraktım ardıma yamayarak,
Bir ince belli çay bardağını dişlerimle parçaladım sonra,
Kanattım dilimin ucunu çatallandı kelimeler cümlelerime,
Dokunulmazlığımı ilan etmeden önce,
Coşturdum bedenimi hep bir kör hevesle,
Ama yine er kaldım geç kaldım,
Saatler hep çift akrep çift yelkovan
Biri on ikiye beş varken diğeri biri beş geçe,
Ya gerçekler olacaklara çok yakın,
Ya da olacaklar gerçekleri hep geçe.
Hatice Kayırtar