Şevket – Mehmet Yazıgan


Hayat bazen bitimsiz gelir insana. Bunun bilinen pek bir sebebi yoktur aslında. Bazen insan bu bitimsizliği sorgular, sorgulamaya çalışır fakat sonuç nafiledir. Şevket de bu bocalamalar içinde hayatını devam ettirmeye çalışıyordu. Üniversiteyi yeni kazanmış, üniversitenin boktan ortamına ayak uyduramamıştı çünkü üniversitede çevresinde gördüğü tüm erkeklerin hayali kızlarla yatabilmekti, kızlar da aynı şekilde. Şevket farklı bir insandı, farklı düşünür, bol bol okur, yazar, ölümü, ölüm sonrasını tahayyül ederdi. Bu farklı yaşam tarzından ötürü Şevket çevresinde dost bulamazdı pek. Onu farklı kılan şeyler yalnız kalmasına da sebep oluyordu. Şevket yalnızlıktan, hayatın bitimsizliğinden, (oysa hayat bitimsiz değildi, Şevket içinde bulunduğu buhrandan ötürü öyle sanıyordu) iyice bunalmış, kaçacak bir yerler arıyor fakat bulamıyordu. Bu durum aslında çoğumuzda görülür, sürekli bir yerlere kaçmak isteriz, yalnızlaşmak, yalnız kalmak, insanlardan uzaklaşmak isteriz.

 Şevket yine garip düşüncelerle, sorgulamalarla otobüse binip derse yetişmeye çalışıyordu. Derse erken geldiği görülmüş şey değildi. Otobüste gözü bir kıza takıldı. Kilitlenip kaldı. An donmuş, Şevket buz kesilmişti. Şevket âşık olmuştu. Evet hiç âşık olmamış Şevket ilk defa bu hissi tadıyordu. Kendini aptallaşmış gibi görüyordu. Kız Şevket’in kendisine baktığını fark etmiş, gülümsemişti. Kızın Şevket’e gülümsemesiyle Şevket ne yapacağını şaşırmıştı çünkü bu işlerin adamı değildi. Şevket otobüsten inince fakülteye doğru yürüdü, o Edebiyat Fakültesi’nde Edebiyat okurdu, kızın da aynı fakülteye yürüdüğünü görünce sevinçten altına kaçırır gibi oldu. Şevket kızı istemeden de olsa takip ediyordu, bu esnada okuldaki tek arkadaşı, kendisi gibi farklı biri olan Yekta’yı gördü:

“Yekta, ben galiba âşık oldum.”

“Hayatta inanmam oğlum, ciddi misin? Sen ve aşk, birbirine Bağdat ve New York kadar uzak iki kent gibi.”

“Ciddiyim ben o esmer kıza âşık oldum.”

“İyi de ben ne yapabilirim ki? Git konuş, ben sana âşık oldum de.”

“Peki, kız şu ilerdeki sınıfa girdi, dersi bitene değin bekleyeceğim, sonra da çekinmeden konuşacağım çünkü özgüvenim iyi durumda, özgüvenimi yitirmeden konuşacağım.”
“Umarım konuşursun Şevket, durumu bana anlatırsın.”

Şevket kararını vermiş, abayı yaktığı kıza durumu anlatacaktı, bir buçuk saat sınıfın kapısında pinekledi, dersin bitmesini bekledi. Nihayetinde kız dersten çıkmış, Şevket kızla konuşacağı anı kollamaya başlamıştı.

Kız yalnız başına fakültenin önünde yürüyordu, Şevket kıza doğru yürüyüp, âşkını anlatmak üzereyken bir gürültü işitildi. 

Gürültünün ne olduğunu kimse anlayamadı.

                                                    Mehmet Yazıgan

Konuk
Konuk

Konuk

Merdiven Altı İnsan Kaynakları Müdürlüğü Konuk Yazar Bürosu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir