ERGO ME DOLORE – Zeynep Sina Ersan


içimde geçmek bilmeyen bir sancı
ve tüm uzuvlarımda yerli yersiz morluklar

bir harabeden çıkıyorum Beyoğlu civarlarında
yerler hafif ıslak
ya yağmur çiselemiş, diyorum ya da birileri göz göre
ıslatmış çığlıklarıyla kaçışanların yağmurdan farklı olarak
hava karardığında vahşet kolaylaşır
hava karardığında ben sana okuyamayacağın sözler yazarım

bir kurşun kalem olmalıydım, evet kesinlikle
“kurşun kalemler ve kurşun askerler savaşı değil mi bu zaten?”
hiç olmadığı kadar susmanı istiyorum, sessizliğine rağmen
bu berbat akustiğe sahip, lanetli, karanlık zindanda
Beyoğlu’nda
ses tellerini teker teker söküp, balık sırtı örmek istiyorum
boncuk yerine gözlerin… yeşil yeşil!
ucuz bir yönetmenin, bir çocuğun bile beğenmeyeceği kadar yeteneksiz oyuncularıyla
dolu korku filmini gösteren sahnenin perdesini
pelerinin olarak görüyorum
en güzel anılarını bir kenara koyup
bozuk kaldırımlarda ayağın takılmadan koşmanı istiyorum
ve kopmanı, kusmanı, belediyenin kapatmadığı bir çukura doğru ayağının kaymasını
“Orhan Veli’ye ayıp oluyor”

hayır bu nefret değil, sevgi de değil, bu herhangi bir duygu durumundan
çok uzak bir dalgalanmanın bende yarattığı etki
bu sana en çok yakışacak şeylerin listesi!

varlığının getirdiği ağırlıktı beni bu denli hırpalayan
ya da intikam alıyor gibi sevişmelerin
“çekim kuvvetine karşı koyamazsın”
newtonyen bir yaklaşım mı bu yoksa basmakalıp sözlerin farklı şekle sokulması mı
bilmiyorum
bilemeyeceğim şeylerin sayısı gittikçe artıyor
yepyeni keşiflerle mi alakalı yoksa aptallığını fark etmekle mi
al sana bir bilinmeyen daha
kendimi eşitliğin tek tarafında, sana bağlı olmadan tanımlayamıyorum
Al-gebra

içimde çözülemeyen bir şüphe
ve de cogito.


Zeynep Sina Ersan

Yazar Hakkında

biraz şair, biraz sarhoş

Yorum Yap