afrodit-statue-ege-undag-merdivenaltiyazar

Mahrem Yerlerinden Bizi Sakın! – Ege Ündağ

Şimdi hazır devlet ayırmayagör biziBen bir başka yolun tutsağı misaliHazır kanmışken sığırtmaça benBen!Ben bir sigara yakaydım da özgürlüğüneYine de yakışmazdı o pabuçlarlaO gün beğendiğin mor elbise Yani şimdi bu yağmur kesmeseSığınsak yine tek bir iki tekereTekelleşsek hani!Yahut kesse de bu yağmurdaElletir mi sandın mahrem yerlerini -ümmet sanaDedim ya olmıycaktı zatenO sağanakta Devamı…

ege-undag-ustura-merdiven-alti-yazar-Melancholy-Edward-Munch

Ustura – Ege Ündağ

Cadde boyunca yürüdüm. Bileklerimi kesecek uygun bir yer arıyordum. Önce bir ustura lazımdı. Sonra da tüm o anılar. Tüm sevdiklerim. Ailem, arkadaşlarım, eski sevgililerim… Ölümüme dair ufak da olsa bir burukluk veya sorumluluk hissedecek herkes ve onların cenazemdeki olası halleri bir film şeridi gibi caddeyi dolduran dükkanlarla birlikte akıyordu gözümün Devamı…

merdiven-altı-yazar-ege-ündağ-Merhaba-İsminizi-Öğrenebilir-Miyim-1

Merhaba, İsminizi Öğrenebilir Miyim? – Ege Ündağ

         ‘’Merhaba, isminizi öğrenebilir miyim?’’          ‘’Ha… Hazal.’’          ‘’Peki ya sizin?’’          ‘’Cemre’’          ‘’İyi eğlenceler…’’ Dışarı çıktı. Sıra sıra barlar sokak boyunca aşağı kadar uzanıyor. Arada hangi akla hizmet birkaç nargileci. Önlerinde ellerindeki karton menüleri sallayan teşrifatçılar… Neon ışıkların yaladığı parke taşlardan, sıcak havayla kalkan buram buram sidik Devamı…

Kazazede’nin Günlüğü – Ege Ündağ

                                       ‘’ – Buraya geleli henüz bir hafta, buradaki zaman dilimiyle, olmadı diye tahmin ediyorum… Medeniyet Filoları’ndan payımıza düşen yelkenliyle yaptığımız ilk açık deniz seyahatimizde Bilinmezlik Denizleri’ndeki Bilinç Kayalıkları’na çarpmış ve paramparça olmuş durumdayız. Kazanın kaçınılmaz sonucu olarak bilincim devre dışı kaldı ve akıntıyla sürüklendiğim bu ıpıssız sahilde uzunca bir Devamı…

Kupaj – Ege Ündağ

                                          ‘’Yaşlı İlya dağ gibi adamdı be babacığım!’’ ‘’Günbatımına uzattığımız bacaklarımızın gölgesi dalgalara karışıyor, seyreliyordu. Eylül sonuydu ve tam da eylül sonuna yakışır tazelikteki hava yamaçlardan getirdiği adaçayı baskın kokuları içimize dolduruyordu. Bağbozumu bitmiş, arkadaşlarımızın büyük bir kısmı işlerine, evlerine dönmüştü ve nihayet biz yerleşikler için sezon asıl Devamı…

Bir Gemim, Tayfam ve Denizlerim Vardı – Ege Ündağ

Bir gün, henüz sekizinden gün alan küçük bir çocukken, taze bir bahar sabahı burnumda tuz ve yosun kokusuyla yatağımda doğrulduğumda, deniz beni çağırıyordu… Güneş, koyu çevreleyen dağı ancak aşmış ve ilk ışıkları iskeleden denize atlamaya hazırlanıyordu ki dar bahçe kapısından hızla sıyrılmış, sahile inen yokuşu uçar adımlarla geçiyordum. Gözüm ufukta, Devamı…

Nagev’in Kum Tepeleri – Ege Ündağ

Pek sıcak olmaya azmetmiş bir günün sabahında Nagev Bey elindeki havlusuyla yüzünü kurulayarak ve kısık adımlarla indi, altında gıcırdayarak yeni güne uyanan merdivenleri. Kendisine babasından, babasına da kendi babasından kalmış, köyün hemen ilişiğindeki birkaç dönümlük tarlasının içinde; kış güneşini güneybatıdan alan, yazın pergolasında iri sarmaşık gülleri açan kendince hüzünlü evinde Devamı…