İstemem Eksik Olsun – Rüştü Asyalı

Edmond Rostand‘ın Cyrano de Bergerac oyununun, ünlü “İstemem, eksik olsun” tiradını Rüştü Asyalı‘nın müthiş sesinden dinleyelim. Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi, önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine, dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, taklalar mı atmalıyım? İstemem, eksik olsun! Her sabah kahvaltıda kurbağa Devamı…

mektup-erdogan-gezgin-merdiven-alti-yazar-gustav-klimt-aglayan-kadin

Mektup – Erdoğan Gezgin

Bir karanlığın sonunda, bir göz yaşının ardında, uykusuz gecelerde ve söylendiğinde acısı artan, söylenemeyen, ya da belki de hiç söylenmemesi gereken kelimelerin sonunda, seni görüyorum. Bulanık bir film sahnesindeymişiz gibi sakince kulağıma eğilip “umut var” diyorsun, “Bizi hayatta tutan yegane şey o”. Ama ne olduysa birdenbire oldu işte. Bazı şeyler belki de birdenbire olursa güzeldir. “Her şey birdenbire oldu. Birdenbire vurdu gün ışığı yere; Gökyüzü birdenbire oldu; Mavi birdenbire. Her şey birdenbire oldu; Birdenbire tütmeye Devamı…

Henri-Matisse-Blue-Nudes-ege-undag-sipsak-kamil

Şipşak Kamil – Ege Ündağ

Kamil abi manyağın tekiydi. Karısını dağa tepeye götürür yağmur çamur dinlemeden yalın ayak yürütüp fotoğraflarını çekerdi. Nereden mi biliyorum? Benimkileri de çekmişti de ondan. Sonra beni çekmeyi bıraktı, ‘’fazla büyümüşüm’’ dediğine göre. Biz komşuyduk Kamil abilerle. Aslında köyde Kamil abinin manyağın teki olduğunu bilmeyen yoktu… Kamil abi büyük şehirdendi. Hatice abla üniversite okumaya Isparta’ya gittiğinde tanışmışlar. Sıcak bir yaz günü. İlk görüşte aşk. En azından Kamil abi için. ‘’Hayatımda gördüğüm en güzel ayaklardı’’ diyor Kamil Devamı…

Üçlemeler – Hızır İrfan Önder

«dön gel artık ey yâr bak yağmalanıyor ömrüm!.. «yoksunluk başa belâ bilirimmartılara attımen güzel an(ı)larımı!.. «bir avuç hayal kırıklığı kaldı bana son deminde ömrümün! « hangi bayram dindirebilir kiyokluğunun acısınıanneee?.. « kundağım geceyalnızlığım beşikacılarım emzik! « rıhtımı öperken güneş kapışır mı sevgimi martılar!.. « özledim seni anne gözüme kaçıyor   öksüz anılar!.. « senin aklında gitmek mi var? zakkum gibi yakıyor sözlerin beni sana susuyorum, sana rağmen… «penceresi örtük kapıları kilitli ruhumun!.. «yağmur içim yanıyor dışım Devamı…

Sevgililer Günü Manifestosu

14 Şubat’ın özel bir gün olduğunu reddediyoruz. 14 Şubat herkes için genel bir gündür ve sevgili ile alakası yoktur. Sevginin 14 Şubat ile bağ kurmasını reddediyoruz. Sevgi her zaman vardır ve var olacaktır. Sevgi özeldir ve bir güne sığdırılamaz. 4 senede bir 29 çeken şubat ayının bir gününün de böyle bir güne kurban gitmesini kabul etmiyoruz. 365 günün 6 saatinin şubat ayından yenilip üzerine bir de 14 Şubat gibi bir yük getirilmesini reddediyoruz. 14 Şubat’ta Devamı…

afrodit-statue-ege-undag-merdivenaltiyazar

Mahrem Yerlerinden Bizi Sakın! – Ege Ündağ

Şimdi hazır devlet ayırmayagör biziBen bir başka yolun tutsağı misaliHazır kanmışken sığırtmaça benBen!Ben bir sigara yakaydım da özgürlüğüneYine de yakışmazdı o pabuçlarlaO gün beğendiğin mor elbise Yani şimdi bu yağmur kesmeseSığınsak yine tek bir iki tekereTekelleşsek hani!Yahut kesse de bu yağmurdaElletir mi sandın mahrem yerlerini -ümmet sanaDedim ya olmıycaktı zatenO sağanakta denediğimiz kavim bana Bana gelgörmeyegörO gecenin sabahı kaç soğuk duş banaKaç ıslak havluAlka-seltzer sana!Bana anlatsak birlikteBir buzağı keser misaliTemsili bir masal olsaOlsa kurt bu kırların Devamı…

Attila İlhan’a Bazı Şiirlerini Yazdıran Kadınlar

Attila İlhan’ın “Ben Sana Mecburum” ve “Böyle Bir Sevmek” gibi şiirlerini yazmasına sebep olan kadınlar ve yaşanan olayları Ekşi Sözlük yazarı kafkaesque özetlemiş. Keyifli Okumalar. “ Bu yazıda en sevdiğim şairlerden Attila İlhan’ın hayatına giren kadınları ve onları algılayış biçimini ele almaya çalıştım. Ben sana mecburum, üçüncü şahsın şiiri, Aysel git başımdan, böyle bir sevmek ve Pia gibi daha onlarca iyi aşk şiirinin sahibi bu ölümsüz dizeleri hangi duygularla yazdı ve kadınlar şiirlerine nasıl yansıdı gelin görelim: “ne kadınlar sevdim, zaten yoktularböyle Devamı…

Yok – Ahmet Rıfat İlhan

Teknedeydim, Parmaklarım masmavi dalgaların arasında. Açmak istemedim gözlerimi, Kokusunu duyduğumda hanımellerinin. İçime çekmek istedim son nefesini, Sararken seni o yemyeşil buğu. Bıraktın gözlerinin hüznünü avuçlarıma, Islak öylesine. Yüzeye çıkmak istemedim maviliğin içinden, Tekrar nefes almak bile… Uzaklara çağıran ezgisini duyduğumda sesinin, Cennetteydim. Uyandığımda teknedeydim, Kendimi içinde bulduğum sonsuzlukta. Hiçliğin renkleri yutan kara noktalarıydı, Avuçlarımın içindeki buğulu gözlerin. Ahmet Rıfat İlhan

ma-merdiven-alti-yazar

Merdiven Altı Fanzin İçin Çalışmalarınızı Bekliyor!

2014 yılından bu yana yayın hayatına devam eden Merdiven Altı, 6 yıl anısına fanzin çıkarmaya kararı verdi. İnternetin kablo kokusundan muhteşem kağıt kokusuna geçiş olacak fanzin, yine Merdiven Altı’nın ilkeleri doğrultusunda sadece edebiyata yönelik ve fanzin ruhuna yakışır şekilde maddi amaçlar gütmeden sadece kağıt kokusuna hasretini giderme amacıyla çıkacak. Belirsiz zamanlarda devamının da geleceği düşünülen fanzin için 8 Ocak 2021 tarihine kadar öykü, deneme, anı, gezi yazısı, şiir, çizim vs. çalışmalarınızı fanzin başlığı altında merdivenalti.iletisim@gmail.com Devamı…

Serhat-Kılıç-Stand-By-Me-merdiven-alti-yazar

Serhat Kılıç Stand By Me Adlı Şarkıyı Arka Koltuk XXL İçin Seslendirdi

Serhat Kılıç, “Stand By Me” adlı Ben E. King şarkısını Arka Koltuk XXL yayını için özel olarak seslendirdi. Bizim çok hoşumuza gitti. Siz ne düşünüyorsunuz? Serhat Kılıç Serhat Mustafa Kılıç (8 Temmuz 1975; Ankara, Türkiye), Türk sinema–tiyatro oyuncusu, televizyoncu ve şarkıcı. 1994’te Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi, Tiyatro bölümünü burslu olarak kazandı. 1998 yılında yüksek şeref öğrencisi olarak bu okuldan mezun oldu. İlk profesyonel oyunu Ankara Sanat Tiyatrosu‘nda Rutkay Aziz rejisiyle 1998 Ariel Doffman‘ın Kayıplar (Dullar) adlı oyunudur. 1999 – 2000 sezonunda Diyarbakır Devlet Tiyatrosu‘nda çalıştı. Aynı yıllarda, Devamı…

almanyadaki-turkler-merdiven-alti-yazar-19

Tarihe Tanıklık Eden Fotoğraflarla Almanya’daki Türkler

Alman fotoğraf sanatçısı Candida Höfer’in 1970’lerin Batı Almanya şehirlerinde Türkleri çektiği fotoğraflardan “Türken in Deutschland” isimli fotoğraf serisi başlattı. 1972-79 yılları arasında Almanya’da yaşayan Türkleri fotoğrafladı. Sanatçının bu serisi günümüzde de büyük ilgi görmeye devam ediyor. İşte tarihe tanıklık eden fotoğraflarla Almanya’daki Türkler: Almanya’nın en önemli fotoğraf sanatçılarından olan Candida Höfer’in “Türken in Deutschland” isimli fotoğraf arşivi geçmişten günümüze ayna tutuyor. Almanya’nın en ünlü fotoğraf sanatçılarından biri olan Candida Höfer, 1972 yılında çok ses getirecek Devamı…

virginia-woolf-merdiven-alti-yazar

Virginia Woolf’un Çalkantılı Hayatı Hakkında 8 Şey

76 yıl önce bir kadın kimselere bir şey söylemeksizin eteğine taşlar doldurarak Ouse nehrininin soğuk sularına kendini bıraktı. Cansız vücudu olaydan iki hafta kadar sonra bulunabildi. Daha sonraları bütün dünya tarafından tanınacak olan bu kadının adı Virginia Woolf’tu… Virginia Woolf Okula Gitmedi Virginia Woolf’un ilginç yaşamı doğumuyla birlikte başlıyor aslında. Woolf, Victoria döneminin en tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen’ın kızıydı. Beş kardeşin dördüncüsü olan Virginia, o dönemde kız çocuklara uygulanan eğitim eşitsizliği nedeniyle okula gitmedi Devamı…

OguzAtay-tutunamayanlar-roportaj-merdiven-alti-yazar

Oğuz Atay’la “Tutunamayanlar” Üzerine Röportaj

Pakize Kutlu’nun Oğuz Atay’la yapmış olduğu aşağıdaki röportaj Yeni Ortam’da 30 Eylül 1972 tarihinde yayımlanmıştır. 1970 TRT Roman Ödülü’nü kazanan ilk romanınız Tutunamayanlar’a karşı eleştirmenlerimiz genellikle yaklaşmaktan kaçınır bir tavır takındılar. Romanınızı ödüllendiren TRT seçici kurul üyesi edebiyatçılarımız da bu suskunluğa katılır göründüler. Tavrı bütün olarak nasıl yorumluyorsunuz? Eleştirmenlerimizin, daha doğrusu uzun süredir yazmayanların dışında olanların kafasında belirlenmiş, sınırları çizilmiş bir roman tanımı var sanıyorum. Bu yüzden bir kitabı bu ölçülere uyup uymamasına göre değerlendiriyorlar. Devamı…